Sevgili- İnci Aral

Tipik bir aşk hikâyesi gibi başlamıştı onların hikâyesi de ya da o zamanlara damgasını vuran Türk filmleri gibi. Yoksul kesimden gelen bir oğlan ve bir burjuva kızı… Bilemiyorum belki de farklıdır onların hikâyesi, bir rüya ile başlayıp bir rüya ile sonlanan. Bu öylesine bir hikâye ki durmadan şunu sorgulatıyor; Aşk uğruna nelere katlanırsın? Yalnızlığa mı,... Okumaya Devam et →

İpek Sabahlık-Osman Balcıgil

Çınar gibi bir kadının hikayesi... Osmanlının son zamanlarını görmüş Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etmiş... Modern, çağdaş ve çalışkan bir kadın. Suat Derviş. Tüm bu yolculuk boyunca ona eşlik eden, hatta ablasından sonraki tek sırdaşı bir de ipek sabahlık. Böylesine ‘basit’ bir kumaş üzerinden hikayenin anlatılması ise kesinlikle yazarın yeteneği. Suat Derviş deyince hem özel hayatında hem... Okumaya Devam et →

Anna Karenina- L. N. Tolstoy

  Bazen öyle olaylar yaşarsın ki hangisi daha kötü bilemezsin. Kitabımız da böyle başlıyor aslında; aldatan bir koca, aldatılan bir eş… Çok klasik değil mi? Peki ya bir kadın aldatırsa? Bazı kadınlar vardır deli sever. Sevdiğinin özütü olmak ister, onla bir olmak ister, bazen yalvarır Tanrıya ‘ Bir yap bizi, aynı bedende kavuştur bizi.’ Peki,... Okumaya Devam et →

Yaşlı Adam ve Deniz-Ernest Hemingway

Tutkular mı insanda hapsolur yoksa insanlar mı tutkularda? Elbet, vardır herkesin bir tutkusu, benim de var mesela. Deniz…  Ne zaman kendimi kötü hissetsem denize bakarım. Hele de şöyle hafif bir rüzgâr esiyorsa, o kötü düşünceler, endişeler hepsi sanki benden uzaklaşıyormuş gibi hissederim. Baktığımda benim tek yegâne dostumdur. Sıklıkla konuşurum onunla, dalgalarını izlerim, hafif hafif hışırtısını... Okumaya Devam et →

Masumiyet Müzesi- Orhan Pamuk

Bir ömür beklemek mi birini yoksa vazgeçmek mi? Sizce nedir aşk? Ya da daha doğrusu aşkı aşk yapan sevdiğiniz midir yoksa aşkı size hatırlatan anılar mı? Mesela rüzgardan hafifçe kalkmış bir perde ya da mutfağa girdiğinizde aldığınız o koku mu? Peki, neyle şekillenir anılar, sadece zihnimizde mi var olurlar ya da bazı nesneler midir onları... Okumaya Devam et →

Bir Çift Ayakkabı- Sunay Akın

Büyük ayaklar vardır, dev gibi ayaklar, küçük ayaklar. Bakımlısı vardır, çirkini vardır. Hatta mankenlik yapanları bile vardır. E ayak işte ya hu amma uzattın. Bu muhabetten sonra, bilmem size de oldu mu, aklına Orhan Veli’nin bir kıtası düştü: “Bir kadının suya değer ayakları İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.” Ah ah nasıl da güzel kondurmuş Sunay Akın... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑