Bir Ömür Nasıl Yaşanır- İlber Ortaylı

Çoğu zaman bir koşuşturma içindeyiz, hep acelemiz var, daima bir yerlere yetişmek zorundayız. Sanırım biz böyle olduğumuz için değil de dünya bizi buna zorladığı için bu şekildeyiz. Tüm bunlar olurken insan olduğumuzu unutuyoruz. Artık eskisi kadar sık film izlemiyoruz mesela; bir kitap üzerine derin düşüncelere dalamıyoruz. Kaçımız ülkemizin şehirlerine ‘tanıklık’ edebildik; hangimiz içinde yaşadığımız dünyaya ‘gerçekten’ adım atabildik?

Beyinlerimiz bomboş bilgilerle dolu, ruhumuz bunlardan besleniyor. Ne acı… Bu durumda hangisini öne çıkartmak gerekiyor, ruhu mu beyni mi? Somut dünya soyut olanı her zaman yener mi ya da soyut olan kaybolur mu hiç? Neyim ben doğa filozlarından biri falan mı?! Yok ama sanırım daha çok Platon’cuyum. Benim idealar dünyama hoşgeldiniz…  “Ebedi ve değişmez olan, tinsel ve soyut örneklerdir.” (Sofie’nin Dünyası p:98)

Tam olarak böyle şeyler ile – şizofrenik bir durumda- boğuşurken bir ‘rehber’ çıktı karşıma –desem yalan olmaz-;  Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Yenal BİLGİCİ’nin İlber ORTAYLI ile yaptığı hayata dair, hayatı nasıl geçirmemiz gerektiğine dair yaptığı söyleşiler bütünü olan kitap birçok bölümden oluşuyor; insan kendini nasıl yetiştirir, nasıl çalışmak gerekir, ne izlemeli, dinlemeli, okumalı ve daha birçoğu. Kitabı bitirdikten sonra bir de baktım her yerinden notlar taşıyordu, tabi ki bazılarını sizinle de paylaşacağım canım okuyucularım. J

İlber Ortaylı gibi bir entelektüel ve akademisyen söz konusu olunca daha fazla söze gerek var mı bilemiyorum ve sizi alıntılarla baş başa bırakıyorum.

Geç kalmış iyi seneler dileklerimle…

“Hayat derbederlik ve tembellik için çok uzun, fakat hırsla, yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır.”

“Herkes kendi talihinin mimarıdır; faber est suae quisque fortunae. Bu yapı ve uyumu hayatınızın canlı renklerinde ve faydalı yaşamaya çalıştığınız için bunun neticesinin yarattığı olgunluğu yüz hatlarınızda taşır ve etrafa verirsiniz.”

“Esasen tüm mesele yaptığınız seçimlerle ilgilidir.”

“Senin yanlışın mevcut doğruları da ortan kaldırır.”

“Farklı insanları arayıp bulun dünyanız değişsin.”

“Şüphesiz güzellerdi ama bahsettiğim güzeller bir rafineydi, alımlıydı. Nedir bu? Belli ki o insan hayatta düşünmüş, sevilmiş, görmüş geçirmiş, güzel şeyler görerek heyecanlanmış, felaket görerek heyecanlanmış, endişeli durumlar görerek heyecanlanmış, okumuş, okuduğundan etkilenmiş… Bunlar hep insanın yüzüne yansır. Bunları yapmayanın yüzünde hiçbir ifade bulunmaz. Öyle gelir öyle gider.”

“Yüzünüz her zaman yaşadıklarınızın aynasıdır. Olgun ve bilge bir çehre edinmeniz dileğiyle.”

E.-

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: