Madam Samatya ve Diğer Şüpheliler- İbrahim Yıldırım

Gözlerimi açtım, tavandaki delikten gökyüzünü izliyorum ve bir sel misali akıyor yaşadıklarım. Neydi beni 41 sene önce yaşananlara bu kadar hastalıklı bir şekilde bağlayan? Hiç tanımadığım insanlardan kalan hayat kırıntıları ya da belki de böylesine kafayı bozmasaydım arşınlamayacağım Samatya… Hâlbuki biliyordum, bunu siz de biliyorsunuz sevgili okur, başka hayatlara dokunabilir, bana böylesi zarar vermeyecek başka... Okumaya Devam et →

Antika Titanik- Murat Menteş

Yıl 2019. Dünyanın en çok bilinen gemisindesin. Nerede olduğunu hala anlamadın mı? Günaydın, Titaniktesin. Ama bu sefer Jack ve Rose yok gemide. Aslına bakarsan gemide kimin olduğuna ya da ne olup bittiğine dair de hiçbir fikrin yok. Düşüncesi bile kötü değil mi? İşte böyle bir güne uyandı Marco.   Şimdi, Titanik deyince aklına buzdağına çarpıp... Okumaya Devam et →

Bilim Kurgu Romanı Yazarının Feminist Bir Dil Yaratma Çabası(Çeviri)

BİLİM KURGU ROMANI YAZARINDAN FEMİNİST BİR DİL YARATMA ÇABASI    Düşünce ve duygularını ifade edebilecekleri, sadece kadınlara has bir dil tasarlanabilir mi? 1984 yılında dilbilimci Suzette Haden Elgin, bu soruyu sınamak amacıyla bir bilimkurgu romanı yazdı. Sonuç olarak da, büyük ölçüde Damızlık Kızın Öyküsü romanıyla karşılaştırılan ve bir fütüristik Amerika distopyası olan Anadil (Native Tongue)... Okumaya Devam et →

Masal Masal İçinde-Ahmet Ümit

“Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde bir varmış bir yokmuş… Bu ülkeyi genç bir padişah yönetirmiş… Ama Padişahımızın küçük bir kusuru varmış. Övünmeyi pek severmiş. Ne zaman bir iyilik yapsa tahtına kurulur, başlarmış anlatmaya.” Şimdi sizin kafanızda iki tane soru işareti var; bir masal nedir, iki neden anlatılır?... Okumaya Devam et →

Gizli Düşman-Agatha Christie (Polisiye Edebiyat)

Eveet, uzun soluklu bir polisiye edebiyatı köşesine başlamaya karar verdim hatta ilk adımlarımı da attım efenim. Polisiye edebiyat neredeyse okumaya ilk başlamamdan beri hep ilgimi çekmiştir; o sürükleyiciliği, sonunda tahmin ettiğinizden çok farklı bir şey çıkacağını bilme hissi -ve hep farklı bir şey çıksa da sonunda yine dumur olmamız…  -, hiç dinmeyen heyecanı, ipuçları yavaş yavaş... Okumaya Devam et →

Yüksek Topuklar- Murathan Mungan

  Bu Murathan Mungan ile ilk tanışmam oldu ve ben onu tanıdım. Sadece adını sanını değil içini de tanıdım. Her zaman kitapların yazarlarını anlattığına inanırım. Fakat bu kitapta öyle bir şey var ki resmen karşımızda duruyor yazar. Çok renkli karakterleri barındırıyor içinde. Hepsi Mungan’ın hayatının bir zamanında gördüğü, tanış olduğu ya da sadece duyduğu insanlar... Okumaya Devam et →

Sevgili- İnci Aral

Tipik bir aşk hikâyesi gibi başlamıştı onların hikâyesi de ya da o zamanlara damgasını vuran Türk filmleri gibi. Yoksul kesimden gelen bir oğlan ve bir burjuva kızı… Bilemiyorum belki de farklıdır onların hikâyesi, bir rüya ile başlayıp bir rüya ile sonlanan. Bu öylesine bir hikâye ki durmadan şunu sorgulatıyor; Aşk uğruna nelere katlanırsın? Yalnızlığa mı,... Okumaya Devam et →

İpek Sabahlık-Osman Balcıgil

Çınar gibi bir kadının hikayesi... Osmanlının son zamanlarını görmüş Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etmiş... Modern, çağdaş ve çalışkan bir kadın. Suat Derviş. Tüm bu yolculuk boyunca ona eşlik eden, hatta ablasından sonraki tek sırdaşı bir de ipek sabahlık. Böylesine ‘basit’ bir kumaş üzerinden hikayenin anlatılması ise kesinlikle yazarın yeteneği. Suat Derviş deyince hem özel hayatında hem... Okumaya Devam et →

Anna Karenina- L. N. Tolstoy

  Bazen öyle olaylar yaşarsın ki hangisi daha kötü bilemezsin. Kitabımız da böyle başlıyor aslında; aldatan bir koca, aldatılan bir eş… Çok klasik değil mi? Peki ya bir kadın aldatırsa? Bazı kadınlar vardır deli sever. Sevdiğinin özütü olmak ister, onla bir olmak ister, bazen yalvarır Tanrıya ‘ Bir yap bizi, aynı bedende kavuştur bizi.’ Peki,... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑